Aynı Evde Üç Nesil Robot

Geçen gün bir programda: “Robotlar insanlar  kadar uzun süre beklemiyorlar güncellenmek için. Her iki üç senede bir yeni bir robot sürümü ortaya çıkıyor. Yeni sürüm mükemmele yakın olacak.” diyordu iki bilim insanı. 

Son sürümleri müthişti gerçekten. Tıpkı reklamlarında anlatıldığı gibiydi. “Her şeyi ben yaparım, evdeki eskimiş robotlarınızı atın kapı dışarı…” diyerek geldi. 

Benim ilk robotum sadece yerleri süpürüyordu, ikinci robotum yerleri süpürmenin yanı sıra, buzdolabındaki eksik malzemelerimi sipariş ediyor, e postalarımı cevaplıyor, randevularımı düzenliyor, ev işlerimi düzene koyuyor filan derken geçen gün çıkan model bütün eski sürüm robotları çöp haline getirdi. 


Yeni robotum, tüm ev işlerini üstlendiği gibi  bana da sürekli “Sen hiç kalkma yerinden canım, yorulma, yemekleri de ben yaparım, evi de temizlerim, ödemelerini de yaparım, randevularını da ayarlarım. Çocuklarını okula gönderirim. Yeter ki sen ayak altında dolaşma.”  diyordu. İlk başlarda çok mutlu oldum. Sanal gerçekliği artırılmış gözlüğümü takıp, internette dolaşmak, arkadaşlarımla sohbet etmek, yürüyüşlere gitmek  filan öyle hoşuma gitmişti ki… Ama sonra…

İşte o sonrası fena. Aradan bir ay bile geçmeden, çocuklar da eşim de beni unuttu. Her işlerini robotla hallediyorlar ya, ben kimim ki? En son bardağı taşıran damla, eşimin onunla konsere gitmesi oldu. Hadi her hafta pizzacı filan katlanıyordum da bu konser olayı sarstı beni. 

Sen çekil aradan, ben ev işi yapmayı özledim filan…” dedim ama dinleyen kim? Hadi ev halkını geçtim, annem babam  bile robotla benden iyi anlaşıyor artık. Bir sohbet ediyorlar of ki of.. Geçen annem demez mi? “Valla kızım, biz bunca yıldır seninle bununla ettiğim gibi ağız tadıyla bir sohbet edemedik.” diye…


Eşime fıkralar anlatıyor, derdini dinliyor, çocukların derslerine yardım ediyor. Evde bir eksik varsa sadece ona söylemeleri yeterli oluyor. İçimi bir kıskançlık kapladı ki hiç sormayın. 


Benim eski nesil robotlarım da ağlaşıp duruyorlar her gün, “Bunu sen bizim tepemize çıkarttın. Gör bak bu da sana neler yapacak…” filan diyorlar. Onlara hiç renk vermiyorum ama haklılar galiba. Geçen gün yürüyüşten yorgun argın eve  geldim, kapıyı açmaya çalışıyorum. Aaaa, kapı açılmıyor. Zorladım filan yok. İçerden hain hain robotik bir gülme sesi geliyor. Bana demez mi:

Artık evin de, ailen de benim şekerim. Sen git, kendine başka bir ev, başka bir aile bul.”

Ağlaya ağlaya evden uzaklaştım. Siz siz olun, bu üçüncü nesil robotları evin kapısından içeri sokmayın. Bunlar hadlerini aştı. Ben, şimdilerde tüm insanları bu robotlarla savaşa çağırmak için toplantılar düzenlemeye çalışıyorum.  Umarım başarırım ve hain robotların saltanatını sona erdirebilirim. Yoksa dünya elimizden gidecek!!!


12 Şubat 2026

BU YAZILARIMI DA BEĞENEBİLİRSİN.

POPÜLER YAZILARIM

Bülten

Web sitemdeki yeniliklerden haberdar olmak için bültene kayıt olun!

KATEGORİLER

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit. Autem dolore, alias, numquam enim ab voluptate id quam harum ducimus cupiditate similique quisquam et deserunt, recusandae.