“Bir lahana sarmalık günler” bu sözleri babaannemden duyardım sık sık. Özellikle kışın, o kısacık günleri bizlere anlatmak için hep böyle söylerdi. Gerçekten de kış günleri göz açıp kapayana kadar geçerdi. Bizim evimizde o kadar çok deyimlerle konuşulurdu ki bizim ne söylediğimizi ya da ne anlatmak istediğimizi anlayabilmek için etrafımızdakilerin biraz çabalaması gerekirdi.
Aslında; şu anda ben de öyle konuşuyorum ama bu deyimler öyle sözcükler silsilesi ki hatırlamak isteyince bir türlü dilimin ucuna gelmiyorlar. Yeri gelince de pat diye ağzımdan dökülüveriyorlar. Babam anekdotlar, hikayeler falan anlatarak ne istediğini söylerdi bize, o anekdotları bilmek kadar yerinde sarf edebilmenin de ne kadar önemli olduğunu düşünürdüm hep. Arkadaşlarıma sık sık anlattığım bir tekerlemesi vardı mesela;
“Yerden göğe küp dizseler en alttakini çekseler, seyreyle sen gümbürtüyü…” derdi. Yani bu sözler aslında ,toplumsal düzen bir bozulursa ya da bir skandal oluşursa kopabilecek fırtınayı ifade edebilmek için kullanılırdı. Sizler bu sözleri nasıl isterseniz öyle de yorumlayabilrsiniz elbette.
Babama sonsuzluğun ne olduğunu sormuştum. Yaşım daha çok küçüktü ama ben meraklıydım. Benim yaşıma indirgeyerek bir masal gibi anlatmıştı sonsuzluğu. Bugün bile aynı canlılıkla hatırladığıma göre başarmıştı sonsuzluğu beynime kazımayı. Demişti ki;
“Kuzey kutbunda yaşayan bir kuş varmış. O kuş, her 1000 yılda bir gelerek kutuptaki buzdağına gagasını sürter ve o buzdağını eritmeye çalışırmış. İşte, o buzdağının erimesine kadar geçen süre sonsuzluktur.”
Ah babam ya, nasıl da güzel anlatmıştın.. Sadece o da değil, bazen söylediğim bir söz, ona bir anekdotu anımsatır ve kendine ait üslubu ve davudi sesiyle eksiksiz anlatırdı. Birlikte bezik oynadığımız yıllarda, kağıt kendisine uğramayıp da hep bana gelirse sözleri yine hazırdı. “Biz Allah Allah diyoruz, yağmur Aladağ’a yağıyor.” veya çok zayıf birini anlatacağı zaman, “Mıh’a peşkir takmış gibi” derdi.
Deyimlerin ülkenin, hatta ailenin kültürünü nasıl yansıttığını yıllar yıllar sonra anlamıştım. Bir kaç örnek daha verebilmek için zihnimi zorlasam da o sözler, yeri geldiğinde ortaya çıkıyor. Belki de asıl marifet, onları zamanı geldiğinde sarf edebilmek de gizlidir. Kim bilir?
8 Ocak 2026
BU YAZILARIMI DA BEĞENEBİLİRSİN.

KATEGORİLER
BÜLTENE KAYDOL
Her hakkı saklıdır © betuleren.net
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit. Autem dolore, alias, numquam enim ab voluptate id quam harum ducimus cupiditate similique quisquam et deserunt, recusandae.