Kendimize bir bakmanın zamanı geldi de geçiyor galiba. Değişim, değişim diye tutturduk ya son yıllarda, her gün biraz daha değiştiğimizi ya da değişmek istediğimizi varsayarak bir bakın nereden nereye geldik? Sonra da hala “Ben neysem oyum, yıllar beni hiç değiştiremedi…” diye ahkam kesmeye başladık.
Öncelikle, bu sözde yani “Ben hiç değişmedim…” sözünde samimi olduğunuzu düşünüyor musunuz? Çok değiştik aslında. Zaten herkes değişirken bizler aynı noktada kalabilir miydik? Elbetteki hayır!
Peki, farkına vardık mı? Bence ona da kocaman bir “Hayır” diyebilirim. Ahlakımızın değişmediğini, huyumuzun değişmediğini, hümanist taraflarımızın değişmediğini, insan sevgimizin değişmediğini falan sanıyoruz ya, aslında, evrenin bilinmez bir köşesine doğru her gün ister istemez bir yolculuk yaparken nasıl hiç değişmediğimizi söyleyebiliriz?
Her gün bir öncekine göre öğrendiğimiz pek çok bilgi ile donanırken “değişmedim” demek herhalde aptallık olurdu. Sadece şunu deseydik, bence mantıklı olabilirdi. “Değişiyorum evet ve ben bunun farkındayım. Peki ben bu değişimi yönetebiliyor muyum?”
Sahi sizler, bu değişimi yönetebildiğinize inanıyor musunuz?
6 ocak 2026
BU YAZILARIMI DA BEĞENEBİLİRSİN.

KATEGORİLER
BÜLTENE KAYDOL
Her hakkı saklıdır © betuleren.net
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit. Autem dolore, alias, numquam enim ab voluptate id quam harum ducimus cupiditate similique quisquam et deserunt, recusandae.