#okudumbitti
#kitapyorumları
#emanet
Bir süredir kitapları okumak yerine dinlemeye başladım. Yazarımızla ilk defa bu kitabıyla tanıştım. Değerli yazar Bige Güven Kızılay’ın “Emanet” adlı eseri de soluksuz dinlediğim eserlerden biri oldu. Bir yandan bir an önce bitsin istedim, bir yandan da ah keşke bitmese ve hep dinlesem diye düşündüm. Yıllar sonra ilk defa bir kitabı okurken de, bittiğinde de gözyaşlarım yanaklarımdan süzülüyordu.
Öncelikle yazarımızı bizleri böyle güzel bir eserle buluşturduğu için canı gönülden tebrik ediyorum. Yazarımızın yanı sıra, seslendiren değerli sanatçımız Setenay Kunter’e de bu güzel seslendirme için teşekkürlerimi sunuyorum. Bütün kahramanlarımızı yaşattı bizlere.
Romanda; yurt dışında yaşayan Yasemin'in; Köy Enstitüsü mezunu dedesinin bıraktığı "Emanet" sayesinde köklerine, milli bilince ve vatana dönüş hikayesi anlatılıyor. Yazarımız, bu romandaki Hamdi Dede karakterini anlatırken, kendi dedesi Hamdi Güven’den esinlendiğini belirtiyor.
Romanın beni böylesine etkilemesinin bir sebebi de, belki de kendisini hiç tanımadığım halde elini hep üzerimde hissettiğim dedem oldu. Dedemden bana geçen kendi el yazısıyla yazılmış defteri ve yine kendisi tarafından yapılmış Kayseri haritası tıpkı Yasemin’in emanetleri gibi benim için de en değerli emanetler arasında. Romandaki kahramanımız Hamdi dedemiz, benim dedemden bir nesil sonra ama yaşananlar yine de aynı. O aydın, çalışkan, güzel insanlar ve hala o meşaleleri geleceğe taşımaya çalışan bizler…
Köy Enstitülerini hepimiz biliriz, gerçekleştirilenler yıllardır bizlere destan gibi anlatılır ama bu kadar sıcak hiç dinlememiştim. Köy enstitülerinin eğitim sistemi, idealleri, özellikle köy çocuklarını dünyaya nasıl hazırladıkları, yazar tarafından ve dedenin dilinden muhteşem bir şekilde aktarılıyor. Kitabı dinlerken bazen Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabına, bazen de Şevket Süreyya Aydemir’in “Toprak Uyanırsa” kitabına gittim. Bazen de benim sevgili ilkokul öğretmenim canlandı gözlerimin önünde. Sınıfımızda bize her şeyi öğreten, Hınıs’ın bir köyünden çıkıp gelmiş, o idealist kadın öğretmeni… Bizlere folklor da öğreten, pilav da pişirten, peynir de yaptıran, kendi aramızda tartışma programı da düzenleyen o müthiş kadını… Sanırım o da bir köy enstitüsü mezunuydu.
Eminim ki sizler de bu kitabı okursanız ya da dinlerseniz, kitabın içinde birden çok duygunun anlatıldığını ve bu duyguları okuyucularına çok derinden hissettirdiğini söylerdiniz.
Ben çok etkilendim. Yazarımızın güzel ve akıcı diliyle tanışmanızı ve
keyifle okumanızı/dinlemenizi öneririm…
BU YAZILARIMI DA BEĞENEBİLİRSİN.

KATEGORİLER
BÜLTENE KAYDOL
Her hakkı saklıdır © betuleren.net
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit. Autem dolore, alias, numquam enim ab voluptate id quam harum ducimus cupiditate similique quisquam et deserunt, recusandae.